Kiracı Sorunu Yaşayan Ev Sahibinin Yazdıkları Sosyal Medyada Yorumları Coşturdu

Enflasyonla başlayan fiyat artışları ev fiyatlarını arşa çıkarınca kiralarda da yükseliş kaçınılmaz oldu. 2021 yılı sonlarından bu yana yaşanan barınma sorunu özellikle büyük şehirlerde kendini gösterirken, kavgalı, yangınlı, cinayetli 3. sayfa haberlerine dönüştü. 2022 yılında soruna çözüm olması için getirilen yasal kira artış sınırı, olayları yargıya intikal ettirdi. Yasal kira artış sınırı çözüm olmasa yine de süresi uzatıldı. Sosyal medyada sürekli kiracı ve ev sahiplerinin sorunlarını okumaya devam ediyoruz. İşte bir örneği daha timeline’a düştü.

2021 yılı sonlarında yükselişini ivmelendiren fiyatlarda başı konut çekti. Kendini enflasyona karşı korumak isteyen ev almaya yöneldi. Evi olan da fiyatları yükseltti.

Mevcut evi olanlar bu yükselişte etrafına bakınca ‘rayiç’ kiralardaki yükselişe önce hayret etti. İnsafı olanlar anlaşma yoluna giderken, insafsız sınıfındaki kişiler ise ister kiracı ister ev sahibi olsun türlü oyunlarla durumu soruna döndürdü.

Öncesinde TÜİK TÜFE 12 aylık ortalaması olan kira artış oranı konutlar için 2022 Temmuz’da yüzde 25 ile sınırlandırıldı. Bu da kiracı-ev sahibi sorunlarını yargıya yükledi.

Özellikle büyükşehirlerde yüzde 25 artış görülmezken, bunu yapmak yerine ev sahipleri ya kiralamadan vazgeçti ya da kiracılarını çıkarmak için ellerinden geleni yaptı ev yapıyor. Kiracıların bir kısmının da ev sahiplerinden kalır yanı olmayınca sorunlar sürüyor.

Twitter’da (X’te) bir ev sahibinin yazdıkları ilgi çekti. Yaklaşık 2 yıldır kiracısını çıkarmakla uğraştığını belirten kişi, “Hak mı bu şimdi?” diye sordu.

Kiracıyı evden çıkarmak dünyanın en zor işi olabilir cidden.20 aydır ihtarlarla, mahkemelerle uğraşıyoruz.Ben her ay 20 bin lira kira öderken, kiracım İzmir’in göbeğinde havuzlu, güvenlikli, otoparklı sitedeki ev için 2750 lira kira ödüyor bana.Hak mı bu şimdi Allah aşkına?

Ev sahipleri de bu yakınmaya eşlik etti.

Yasaları bilenlerin dahi işlem yapamadığı görüldü.

Herkes kendi açısından bakınca mağdur ve sorunluydu.

3. sayfaya olayların nasıl düştüğü anlaşılıyordu.

Ateşe körükle gidenler de vardı.

Daha naif(!) ifadeler de görüldü.

Bir de fikri bol olanlar vardı.

Daha itidalli olanlar da vardı.

Bir de sorunun ana kaynağına inenler de oldu.

Siyaset işin içine girmeden olmazdı.

Sosyolojik analizler haksız değildi.

Ev sahipleri kadar kiracılar da haklıydı. Bu durumda haksız kimdi? Yorumlara bekliyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir